Perşembe, Haziran 23, 2011

yapılmışı hep vardır, o zaman yapmayın!

(İstanbul'a gittim, Liliş çok mutluydu, İzmir'e geldim, eee burada da Rüya çok mutlu, işe bak! Sorun tamamen bende sanırım;p)


İzmir' e döndüm. Bugün değil tabii, oldu birkaç gün, ama iş güç derken bloğa yazamadım. İstanbul aynı terane; güzel, karışık, kalabalık, sıkıcı, harika, tuhaf, sıradan, vs. vs. Gitmeyi düşünen varsa ben gittim, yine aynı yere dönüyorsunuz valla, gidilmişi var yani, boş yere kendinizi yormayın. 
Anlatacak çooook şey birikti. Hah ha, yok yahu, o kadar da değil. Özel hayat diye bir şey var değil mi?;p Size adanın sakızlı dondurmasını, Süleymaniye Kanaat Lokantası'nı, Üsküdar Paşalimanı kafesini, Mihrimah Sultan'ı, 76d otobüsündeki maceralarımı(!) filan anlatırım ama sıkılırsınız bence, gezi yazarı yeteneği yok zaten bende. Geçelim öyleyse.

Eee, siz neler yaptınız ben yokken? Yas tutup, ağladık demeyin inanmam;p

p.s.: -Sabahtan beri beş kere duş aldım, banyodan çıkmaya kalmadan kuruyorsunuz, demem o ki İzmir'deyseniz duş filan da almayın, alınmışı var, işe yaramıyor dostlar.
-76d'ye bile link verirken 76e'yi unutmam ayıp kaçmış, hemen düzeltiyorum. Eğlenceli yolculuklar diliyorum herkese, otobüste telefon konuşması yapmayın o kadar. Gerisi safi mutluluk;p

17 yorum:

Adsız dedi ki...

:) gece gece guldurdun beni Justine. ''yapilmisi var''larinla kabulumzsun! :)

iyi ki geldin.cok ozlendin cunku!

yagmur

endiseliperi dedi ki...

:) (UZANDIĞIM YERDEN ŞU GÜLME İŞARETİNİ YAPINCAYA KADAR NE UĞRAŞTIM, BİLİYOR MUSUN. ayy büyük
de olmuş harfler. gülemedim bi türlü, onu diyeceğim. ama gerçekte güldüm, şu yapılmamışı var yapmayın sözüne. yapılmışı yapmamaya kalksak ölürüz be. ben şunu anladım; sen demek istemişsin ki, hani şu yaşayıp yaşayıp da, ama sakın siz yapmayın, benden size öğüt, diyenler vardır ya... öğütle yasaklanan her şey de zevklidir. yahu sen yaşamışsın mis gibi işte. onay verilen her şey de çok sıkıcı... yaptığını yapsak olmaz mı, aynı hataları?... sen duşta serinle, bizi sıkıcı kuruma sonucuyla terbiye et sonra. istemiyoruz! biz de duşun altında serinlemek istiyoruz, aynı hataları yapmak istiyoruz, anlatacak olayımız olsun istiyoruz! dur, gülerek kapatayım parantezi:)

öpücükler. gelirim ben yine. aptal bir dizi izliyordum.

İdealist dedi ki...

Gittiniz geldiniz. iyi de ettiniz. Kanaat lokantasını hatırlayamadım ama o sokakta çok fasulye yemişliğim vardır. İyi bir yemek hem bedeni hem ruhu doyurur derler. İkisini aynı doyuran ender şeylerdendir yeme saadeti. Ayrıca size kesinlikle katılıyorum. Gitmek ve gelmek anlamlı şeyler değil bu dünyada. Sonuçta ne gittiğimiz ne de geldiğimiz bir yer yok nasılsa. Hepsi kendi algılarımızda saklı.
yinede hoş geldiniz demek adettendir nasılsa. Hoş geldiniz şehrinize

Adsız dedi ki...

Ne güzel bir yazı olmuş canım benim. Gerçekten ne kadar mutlu bu bebekler yahu! Gülümsüyorlar, küçük şeylerle mutlu oluyorlar, oyunla doyuyorlar işte. Cihan Lily çok mutlu, koşup duruyor bulduğu arkadaşların peşinde. Bir de onlardan ayrılırken görüşürüz, iyi günler yetmiyor. Elimi bırakıyor, geri dönüyor ve gidiyor arkadaşını bir güzel öpüyor! Dedim ki yeni iyileştin, bak hala ilaç kullanıyoruz,sadece sarılsan, ellerini tutsan olmaz mı? Doğru, yeni hastalıktan çıktım ben dedi. Bugün gitti yine öptü arkadaşını... Ailenin genlerinde var dokunmak, sarılmak:))
serap

Buket dedi ki...

adalara gelip bana uğramadan dönmüşün ama justine :((

Clea dedi ki...

sesli güldüm:p
canım keşke biraz daha kalabilseydin burada, kalınmışı var deme sakın yok:) Daha doğru dürüst hiçbir şey yapamadık. Neyse bu arada İstanbul'a yakında yağmur gelecekmiş belki siz de azıcık da olsa serinlersiniz.
sahi bu Liliş ve Rüya niye bu kadar mutlu ya!

justine dedi ki...

Eve geç geldim, yarın gevezelik edeceğim sizinle. Şimdi bir iki sayfa okuma ve güzel uyku. İnşallah, umarım ve hayırlısı;p

TOLGA dedi ki...

yazılarınızı özlemişim:)

justine dedi ki...

Sağol Yağmur, ben de seni çok özlemişim.
Sana ve FK'ya(?) sevgiler ve selamlar;)

justine dedi ki...

Periciğim, tam bir Roma kadınısın; yatakta yazı yazmalar, dizi izlemeler filan, kesin kocaman bir üzüm salkımı da vardır yanında senin;p Sonra, köleler, masaj seansları, serin, rüzgarlı bir ev, hah ha, keyif insanı bayılıyorum sana;p

Bugünlerde (dün;)), "yapılmışı var yapmayın", lafından çok, "hayat, biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdir." sözüne deliriyorum ben. Ne saçma laf allahım, John Lennon söylemiş bir de, ağlamak istiyorum!

Çok sarıldım.

justine dedi ki...

İdealist, siz de hoş geldiniz. Kanaat Lokantası, tam sokağın başında, caminin karşısındaki ilk yer. Tavsiye ederim sevimli bir lokanta ve yemekleri çok lezzetli.

Aşağıdaki linkte de bahsedilmiş, belki bakarsınız;

http://agzimintadi.blogspot.com/2006/11/kurucu-ali-baba-kanaat-lokantas.html

Sevgiler.

justine dedi ki...

Canım ve sevgili ablacığım;p

Lily, dokunarak sevgisini belli ediyor ve bunda kötü olan bir şey yok bana göre. Sevdiklerini hiç yoktan kırmaktan daha anlamlı ve güzel, Liliş'in tanımadığı kişilere karşı davranışı.
Canım Lilişka'mı destekliyorum ben, ve hepinize çok sarılıyorum.

justine dedi ki...

Buket,
;))

Çok şaşırtıyorsun sen beni, şekerim sen şimdi de adalarda mısın ki, sana uğrayayım?;p

Öpüyorum seni ve güzel kızını, sevgiler.

justine dedi ki...

Polişka, seni şimdiden özledim canım.

Liliş ve Rüya'ya bakıp utan bence kendinden, örnek al lütfen onları;p

Kocaman sarıldım.

justine dedi ki...

Tolga, teşekkürler.
Siz de yoktunuz uzun süredir, ne oldu sahi, nerelerdeydiniz? Seçim filan, ne gizemli bir kayboluştu o öyle;p
Sevgiler.

TOLGA dedi ki...

seçim çalışmalarımız artık bitti.bundan sonra buralardayız:)
sevgiyle.

justine dedi ki...

Ne güzel haber bu!;)
Görüşürüz o zaman, sevgiler size de.