Pazartesi, Ekim 11, 2010

farklı anlamak, aşkın üçüncü yüzü


Salvador Dali-Three Graces of Canova

(Aşkın Üç Yüzü, devam...)

Sevgilinin mektubu üçüncü anlamaydı. Kendisini anlatması ve bizim anlamamız. "Sen bu sözcükleri okuduğunda ben var olmayacağım, diye sesleniyordu sevgilisine. Kendinden vazgeçtiğini anlıyoruz, "o" anlatıyor. Adama en yakın onun seslendiğini hatırlıyorum; "bakışlarında hüzün olacak, benden başka kimsenin görmediği o hüzün, ve belki de diyeceksin ki: sen çılgınsın sevgilim." Aşkın bir saplantı olduğunu ve adamın ona şöyle dediğini yazıyordu; "Bir fincan çay içmeyi gereksinme saplantısı elbette doğaldır. Öyleyse neden sana saplantı duymaya hakkım olmasın?"


Adam ona bütün canlıların bedenlerinde bir yılan beslediklerini söylüyor, kadın bu yılanın bencillik, kıskançlık ve yazgıyı simgelediğine inanıyordu. Adamın eşinin ilişkilerini bildiğini anladığında, özgürlüğüne kavuştuğunu düşünen bir sevgili. Bütün dünyanın aynı anda her yandan yıkılması. Yılanın belki de "hüzünlü" olması. "Yaşıyor olmanın üzüntüsü". Tanrının merhamet edeceğine inanmak. Sadece ona inanmak. Etken ve edilgen fiiller sınavı. Sevmek ve sevilmek. Sevmek mi istersin, sevilmek mi? Herkesin cevabı aynıydı, sevilmek. Liseli kızların sınavıydı ve içgüdüsel cevaplar sevilmenin mutluluğunu işaret ediyordu. Sınıfın en renksiz öğrencilerinden birinin, silik bir kızın cevabı farklıdır;  sevmek. Sevmiş olmakla gurur duymak, tanrının karşısında. Sevgili, o kızın yüzünü unutamıyor ve şöyle diyordu; "Sevmekle yetinmeyi beceremeyen, sevilmenin mutluluğunu gizlice tatmak isteyen bir kadının hak ettiği cezayı çekiyorum." Bitiriyor; "Her şeye rağmen senin sayende mutluluğu tattım. Hem de dünyada hiç kimsenin tatmadığı kadar çok."





4 yorum:

ikametsiz dedi ki...

adam ne kadar çok şeyi yanlış biliyordu, inanamazsın. adam da inanamaz, acısını çekene kadar. kimsenin acısı kimseye manidar gelmiyor çünkü

justine dedi ki...

evet, kesinlikle öyle! ivan'ı hatırlıyor musun? "Varsayalım ki banim çok derin bir acım var, hiç kimse benim ne kadar acı çektiğimi anlayamaz. Çünkü o ben olamaz... Hem şu da var, kişioğlu başka birisinin derin acı çektiğini ( sanki bu marifetmiş gibi) kabul edemez." müthişti ivan'ın sözleri. Karamazov Kardeşler'deki baş kaldırma pasajını unutamam. sarsıcıydı.

ikametsiz dedi ki...

evet: ) memnun olduk bu şekilde tanışmamıza.

justine dedi ki...

ben de memnun oldum efendim:)