Çarşamba, Şubat 23, 2011

insandan İsa yapmak

(pixdaus.com sitesinden, kullanıcının nickini bulamadım.)


"Yitirdim inançlarımı Stepan. Ve nasıl alabildiğine
Sorumsuz dolaşırsa kan vücutta
Bir yandan bir parçası olarak insanın
Bir yandan büsbütün yabancı insana
Giderek tanrıyı buldum ben de. Tanrıysa
Yitirdi kesinliğini bir insan kılığında."*


Bunları Lusin Stepan'a diyor. Duymadıysanız duyurayım. Ben, "insandan İsa çıkar mı" diye kendimi Lusin bildiğimden beri düşünürüm. Sahi, kim kendini Lusin saymadı ki; Lusin hep gider, isterse biraz gider, yeni bir isim arar, Stepan'a dünyayı zehir eder, ki o Stepan acılarını bile duymaz. Yoğun, çok yoğun anlamsızlıklar içinde. Lusin genelevde yaşar.

Film için geç kaldım ama seyredeceğim yine de, olmadı yarım bırakırım. Eskiden bir şeyleri yarım bırakmak acı verirdi, şimdi alışıyorum. İsa'ya benzeyen bir sevgilim var; İsa, Alyoşa'dır, o da biraz Mişkin. Sonuçta hepsi İsa. Benim buradaki varlığım... Yok, yazmak saçma, şiir konuşuyor;

"Elini verir misin, elini?
Benim anladığımca sen
Bir başına yüceltmek istiyorsun kendini
Bu böyle olunca da, o zaman
Şaşırma bir gün bir mutluluk yerine
Daha hiç denenmemiş bir acıyla karşılaşırsan"*


Şarap fondip yapılmaz ama ben yaptım, oldu!:p

*e. cansever/tragedyalar v-iii

4 yorum:

endiseliperi dedi ki...

ahhh! benim gizli evrenimde dolaşıyorsun, justine... ayak izlerimiz karışıyor. çok, çok güzel, şimdi ağlayabilirim.

justine dedi ki...

Canım!
Geciktim kusura bakma, Lily oyaladı beni, sonra bir yazı yazdım, neyse, zaman geçiyor işte.
Sen ikiz kardeşimsin benim, biliyorum. Bunu sonra sana anlatacağım ama şimdi "hush hush"!

Sarıldım, sana uğrayayım bir.

Cihan dedi ki...

İlk şiir, V'in III. bölümünde. İlgilenenler benim gibi uzun süre aramasınlar istedim ama iyi oluyor, cansever'i taramak eski bir dosta rastlamış ve anılar yinelenmiş gibi oluyor.

"Korkunçtur bana kalırsa adımıza
Hazırlanmış bir oyun var bizim
Hepimizi yalnız bıraktıkları bir oyun
Ve biilirler insanlar yalnız kaldıkça,
konuştukları dil de değişir"*

aynı bölümden...

justine dedi ki...

Teşekkürler Cihan, yazının sonuna alıntının hangi bölümde olduğunu eklerim şimdi.

Edip'in her dizesi ayrı bir kuyu, derin, derin, çok derin. Seviyorum onun sesini. Ve benim dilim çoktan değişti, iyi biliyorum.

Sevgiler.