Salı, Mart 08, 2011

acıyor



"... Kader diye bir şey yoktur, yalnız sınırlar vardır. En kötü yazgı, sınırları sabırla karşılamaktır. Karşı çıkmak gerekir. ..."

"... Kilisede org dinlemek dışarıda da sık yaptığım işlerden. Böylece, melekler üstümde kanat çırparken onları kışkışlamak olanağı buluyorum. İlle kışkışlanacak bir şeyler icat etmek!  Nedir bu? ... Gün, günlük yaşam her şeyi o kadar çabuk unutturuyor ki. 'En kolayı kaçışlar'.. Oysa üstümüzden okyanuslar geçti. Geçmemiş gibi yapmanın kolaylığı beni avutmuyor, tam karşıtı, kötü sıkıyor. Üstümden okyanuslar geçti. ..."

"... Onun bedeni bir tımarhane  / İçinde çok işçi, deli ve çalışkan! ..."

"Mrs. Dalloway, çiçekleri kendi alacaktı. ...  Neyi bulmaya çalışıyordu yeniden? Kitabın açık sayfasındaki dizeleri okurken yazlıktaki beyaz gündoğumunun hangi görüntüsünü?..."

"... Ben on sekiz yaşındayken artık ölü bir canavardı hayat bilgim. ... Soluğum sığınacak yer bulamazdı. Küskün bükülmelerle uçup gittiğini görürdüm. Açık kalan ağzımdan içime nefret dolardı. 'Ah hayatım, hiç benim olmadın..' ..."

"... Terk ettiğimden beri erik ağacını / Orada Tennessee'de / İlk kez tattım sıcağı ..."

"... Bekliyorsun. Ruhun enerjiyi bir yere akıtarak dirilmek istiyor; olası mı bu? Neye, kime akıtacaksın onu, kimi ortak edeceksin duygularına? Sana, senin eziyetine kim katlanabilir? Yalnızlığı kabul edemedin mi? Dostun kimdi senin? ..."

"... Günaydın gece yarısı / Eve dönüyorum / Gün sıkıldı benden / Ben ondan nasıl sıkılabilirim ki? ..."

"... Düşmeyeceğim. Merkeze vardım. Kanla, ürpermelerle ve nefeslerle dolu hayatın ince etten duvarının ardından kim bilir hangi ilahi saatin vuruşunu dinliyorum. Şeylerin esrarengiz çekirdeğine yaklaştım, tıpkı geceleyin insanın bazen bir yüreğin yakınında olması gibi. ..."

"... Yaşam bir çatlayıp dağılma işlemidir zaten, ... / Yine de çatlak tabak mutfaktan eksik edilemez, vazgeçilmez bir gereçtir, öyle saklamacaktır. Bir daha ateş üstüne konulamaz, öbür tabakların arasına rastgele bulaşıklığa devrilemez, konuk önüne çıkarılamaz artık, ama gece geç saatlerde içine bisküit falan koyabilirsiniz, artan yemeklerle bir buzluğa tıkabilirsiniz. ..."

" Her konuşma bir şeyi değiştirir hayatımızda / Sustum geriye geriye çekilerek."*


*Alıntıların hepsi kadınlardan, sırasıyla; t. özlü-yaşamın ucuna yolculuk/a. ağaoğlu-mektuplaşmalar,memet baydur/n. marmara-beden/v. woolf-mrs. dalloway/l. tekin-gece dersleri/i. murdoch-kesik bir baş/l. erbil-cüce/e. dickinson-günaydın gece yarısı/m. yourcenar-ateşler/t. uyar-yürekte bukağı/g. akın-kısa şiir,altı.

-Fotoğraflar, gazete haberlerinden.

8 yorum:

endiseliperi dedi ki...

justine,
n'aber yahu? susmuşsun sanki geriye geriye doğru:) duydum ki oraya kar yağmış, nasıl, sevdin mi karı? buraya da yağıyor, çok üşüyorum, ama neşeliyim, kar çok güzel. hem yarın da yağacak sonra bitecek.

arçil2e rapor aldık, göndermiyorum okula, doktor korumacı anneliğimi hiç hoş karşılamadı, ama hatırım için de verdi raporu. arçil'le gülüp durduk bütün gün.

böyle işte. öpüyorum çok. sevgiler.
alıntılar için teşekkürler.

justine dedi ki...

Canım Peri,
kar benim buraya yağmadı. Yüksek yüksek tepelere yağmış sanırım:) Zaten yağsa da pek fark etmezdim ya. Şaka tabii, dün birazcık (çok çok az) yağıyordu. Sulu sepken işte, bilirsin. Markete ve eczaneye uğrayacaktım, yavaş yavaş yürüdüm o bahaneyle. Kürklü beremi(!) takmıştım; yüzüm, ama en çok burnum dondu. Güzeldi.

Hep üşüyoruz canım.

Neşen buralara geldi, çok seviyorum bu hâlini ben.

Vuslat AKTEPE dedi ki...

İnsanın kendi efendisini doğurması ne büyük bir acıdır öyle... Efendilerin ve kölelerin olmadığı bir dünyada tekrar tekrar yaşamı doğuran kadınlara duyulan özlemdir sevdamız...
Kavuşacağız inan... Kanamasın artık, kanamasın rahminiz...

justine dedi ki...

Öyle umalım Vuslat.

Sevgiler.

yagmur dedi ki...

merhaba Justine,
Doha'da ozellikle! kadin olmak her yonden daha da zor. bu yazdiklarini hisseden, onemsedigi halde onemsemiyormus gibi gorunen, gormesi gereken o kadar cesit kadin var ki!
bazen susmak mi iyi? yazmak mi, fotograflamak mi? bilmiyorum. biseyler aciyor, yasamak guclesiyor zaman zaman. biseyler aciyor, evet!

kocaman sarildim.

Buket dedi ki...

merhaba justine!!!!!!!
nasıl özlemişim sizi,yazılarınızı..ama kavuştum işte.bu arada kitap fuarına gidip dolu kitap aldım.okumaya başladım sevinçle..
sevgilerimle...

justine dedi ki...

Yağmur,
canım geçen gün sana yazacaktım; çok gölgelendin çık artık ortaya, diye:) Olmadı, başka şeyler girdi araya. İyi ki seslendin, özledim seni.

Ben de kocaman sarıldım.

justine dedi ki...

Sevgili Buket,
şu blog dünyasında benden daha coşkulu biri varsa o da sensindir, inan bana:) Ünlemleri sayamadım valla, bu nasıl bir neşe? Ne güzel:)
Neler aldın, hangisini okumaya başladın, anlatsana bloğunda, zevkle okurum.

Sevgiler çok.