John Singer Sargent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
John Singer Sargent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 17, 2011

c'est votre main, madame*

(El Jaleo/John Singer Sargent)

"... Peki ya Diddy, Hasarlı Diddy değil de başka birisi olsaydı? Xan'ı iyileştirebilecek, o histerik, korku içindeki hayvancığı eski haline döndürebilecek biri mesela? Onu yeniden canlandırabilseydi? Peki ya Diddy, Hasarlı Diddy değil de başka birisi olsaydı? İnatla olması gerektiğini düşündüğü becerikli ve hayat dolu insan olsaydı?
İyi Kalpli Diddy olmak istiyor. Ve ahlâki açıdan, sürekli kendi duygusal imkânlarının ötesinde yaşamayı arzuluyor. 
Bu durumda Diddy'nin daha az şeyle yetinmesi gerekmez mi? 
Bunlar, Diddy'nin yüzleşemediği sorular. Yeterince zeki olmadığı için mi? Yoksa yalnızca kuvveti yetmediğinden mi? Acaba hayata bağlılığı ve karakteri en başından beri hasarlı olabilir mi? Diddy bu sorularla da boğuşmadı hiçbir zaman. Denemedi bile bunu. Her zamanki gibi, bu korkunç soruları zorla aşıp tahammül edilebilir, avantajlı bir bakış noktasına ulaşmaya çalışıyor. Parıltılı ıstırabı silip yok etmeye çalışıyor. Güven içinde saklanabileceği, serin, sakin sessiz bir yer arayışında. İradenin koçbaşı. Diddy, iradesini kullanarak yol açmaya çalışıyor kendine. Körlüğe öykünüyor..."
                                                                                                                 
                                                                                                           Ölüm Tüneli/susan Sontag


Ne biçim ülke burası? Ne biçim yer, nasıl bir toprağın üstünde duruyorum ben, nasıl bir yer ki, her baktığım dağılıyor? Kar, yağmur, rüzgâr fark etmez, bak şimdi güneş var, melankolik, arabesk, titreyen, puslu bir görüntü hep. Gözümün önünde. Hadi, birisi size şunu demiş olsun; aslında insanın hareketleri, gördüğü rüyalar ve hayalleri baştan sona manasızlığa dayanmaktadır. Ve doğumundan bugüne yaşadığı hiçbir hikâyenin açıklaması yoktur. Bunlar kitap cümleleri, ama diyelim buna benzer bir şey size söylenmiş olsun sabah kalktığınız gibi. Ne yaparsınız? Tamam, sizin ne yaptığınızı hızla geçelim, benim ve herkesin derdi kendisiyle, öyleyse aynaya dönelim. Ne yapar, bu aynada gördüğüm, kendisini acıtan, devamlı acıtan kadın? Tüm gün oturdum. Sessiz düşündüm olmadı, müziği açtım öyle düşündüm, yine olmadı. Tek bir cevap var kafamın içinde çevirip durduğum; kimse kendisine eşlikçi aramıyor. Bu böyle. Bu sizin eliniz madam, havada boş, bomboş salınıp duran, bu sizin eliniz, hiçbir anlama ihtiyacı olmayan. Bu el, Tanburi Mustafa Çavuş ile John Singer Sargent'ı buluşturdu bu sabah, ona gereken inceliği gösteriniz.

Yakında denize gireceğim, kısa, çok kısa tatil.

-----------------------------
*fr: bu sizin eliniz madam.