deli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Mayıs 17, 2011

mutluluk arsız, teklifsiz ve birdenbire

 (Fotoğraf, pixdaus sitesinden, peachfizzy kullanıcısına ait.)

"sızıyı gideren su.
 suyun sızladığını kimseler bilmez."
i. özel



Bu gece birazcık mutluyum, yok yok şiire bakmayın siz, sandalyelerin rengine bakın, baya bir mutluyum yahu;) Makarnayı yaptım, Poliş, annem ve ben güzel bir akşam yemeği yedik, biraz okudum, oje süreceğim şimdi, yarın mesai var, umrumda değil. 
Kendi kendimi mutlu ettim, siyah beyaz iki fotoğrafla.

Şiir, sızım diyen, delim için tabii.

p.s.: Benim mutluluğum, biraz şu karikatüre benziyor ama, olsun yine de;p

Perşembe, Mart 24, 2011

kırk tilki!

(silik görüntüler. headerla aynı zamanda çekilmiş bir foto bu, geçen bahar. çok beğenerek aldığım yüzüğün taşı düştü, saat ilk gün soyuldu. eşya silinip, eskiyor. insan da. fotoğraf baki.)


"neden
tepeli pelikanın gagasının altındaki torbadan
darbuka yaparlar?

neden
bir insan "buralarda üzülüyorum, ağlıyorum
orada biraz daha az" der?

neden
durgun bir kalp
ot gibi çabuk biçilir?

neden
mezarlıkta esen rüzgârlar
daha soğuktur?

 neden
havaya bakıyorum
hayvanlara bakıp unutmaya çalışıyorum?

neden
insanlar gerçek bir duygusallığı
hemen anlar?

neden
bazı insanların hüznü
kendilerinden önde gider?

                                          çünkü
                                                                                               değirmen bir rüzgâr gemisidir."

s. Berfe/değirmen, bir rüzgâr gemisidir

Öyle bir heyecandı ki, ne soğuğu ne de karanlığı umursamıştım, çok iyi hatırlıyorum. Hatırlıyorum. Onlar orada içerken, biz -yok ben-, söylentilerin gölgesinde yalnızdım. Arabanın karanlığını, içimdeki şüpheyi, o şarkının, "o şekil" değiştirilmemesi gerektiğini. Sorduğu soruyu, gülüşünü; "sen nasıl biliyorsun bunu, burada üstelik?", deyişini. İyi hatırlıyorum.
Sokakta endişeli bir yürüyüş. Yaz geliyor, sıcaklar başlayacak sıkıntısı. Bir odadan diğerine taşınma. Çatı katları delirtir insanı. Hatırlıyorum. Keşke o zamanlar okusaydım Kaçkınlar'ı. Yaşarken anlardım.
Ben bazen ağlarken -sadece ağlarken-, öyle acıyorum ki kendime. Hatırlıyorum. Onu giyerken, onu giyerken, onu giyerken, ağlamamanın gizli kalmış ağlamasını hatırlıyorum. Birden katıla katıla ağlamamı, yine ben sakinleştiriyorum. Avucunun içinde sıkıp duruyorsun acını, yaranı. Bakın, şimdi.

Kalp de, gülüş de, zaman da eskir.

Delinin duyduğu tik tak'ı biliyorum.