masal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Temmuz 13, 2012

mükemmel bedene akılla dokunmak*

(John Singer Sargent/A Siesta)


"...gök ışıklı, yer karanlık
ama duman uçup gidiyor göğe
gök yitirdi bütün ateşlerini

duman yeryüzünde kaldı..."
p. Eluard/feniks (phenix,1951)
  
Yaz günleri uzundur, bu uzun ve sıcak günlerde aklı oyalamak mühim iş, bilirsiniz; düşünceler sıcakta buharlaşır. Bu oyalanma işi çetrefilli, eğer mevzubahis kişinin eli okuduğu kitaba gitmiyorsa zorlamamak gerek, bırakın dağılsın, kulağınızda yazın incelttiği mırıl mırıl sesler, hayalinizde erotik hikâyeler uzanıverin bir boşluğa. Ben de öyle yapacaktım, ama....


olmadı tabii. Poliş harika yemekler yaptı; peynirli ravyoli ve susamlı tavuk salatası. Ve ben şimdi çoook çoook uykulu bir hâlde size yazıyorum. Bir saat kadar sonra nöbet olmasa uyurdum ya, olmuyor işte, sayılı vaktim var. Öyleyse bu zamanı değerlendirelim, hadi. (yok, sakin... başka bir şey yapacağız;p) 

 
Havadan sudan konuşalım yine. Yemekten önce kafamdaki düşünceler dağılsın diye oradan buradan bir şeyler okuyordum, erotik mitlerle ilgili bir kitaba gitti elim. Çeviri kötü, anlatım da hâliyle berbat ama önemli olan anlatılan şeydir dedim ve okumaya başladım. Yazar önsözde, erotik öyküleri toplayıp, yazmaya başladığında kızının ve oğlunun nasıl tepki verdiğini anlatıyor, kızı kitaba "annemin sapık kitabı" adını vermiş, oğlunun tepkisi ise evlere şenlik; "bu çok saçma sen pornodan bile hoşlanmazsın!" ;) Böyle bir şey vardır değil mi, ya da ben bu yaşıma kadar hep bunu gördüm; kadınlar porno sevmez, ama erotizm başka, erotik bir film, hikâye onlar için harikadır. Gülmeyin, ben bu prototipe pekâlâ uyuyorum, porno sevmem, erotizme ise bayılırım;p Her neyse, size oradan erotik bir öykü yazacaktım, fakat son anda durdum, sıcaktan erimiş cisminize bir eziyet de benden gelmesin istedim. Edepli uslu ve hatta edebî takılalım, oradaki kısa bir öyküyü anlatayım, yok yok, zaman sınırlı o da kalsın, öyküdeki bir karakterin dedikodusunu yapalım. Kitapta "Hera'nın Düzenbazlığı" başlıklı hikâyede Hera ile Zeus'un fırtınalı ve pek vahşi seks hayatları konu ediliyor. Hera'yı sever misiniz siz? Yekten sordum biliyorum, ama benim kafamı meşgul eder bu. (tek derdim bu olsun) Ben sevmem, ne bileyim, bana hep kutsal evlilik (biz hieros gamos derdik bu olaya;)) perdesinin arkasına sığınmış figür gibi gelir. Sinirli, düzenbaz, entrikacı (aynı şey mi?, peki;)), fettan bir kadın (buraya da hatun kelimesi uyardı ama nefret ederim o kelimeden) olduğunu düşünürüm. Haksızlık etmek istemem (eh, koskoca tanrıça) bir tek şey kafamı kurcalar; bu kadar çok aldatılan, inanılmaz güçlü rakipleri olan bir kadın nasıl bir şey yapmalı ki sevdiği erkek onu terk etmesin? Sadece aklına güvenmek, hiç uyumasına izin vermediği zekasıyla bir tanrıyla baş etmek, çok, çok zor. Öyleyse şunu demeliyim; Hera sana acıyorum. Güçlü, güzel, havalı ve pek bir kudretlisin ama aklın sınırları bellidir, senin elinde tuttuğun ayna Zeus'u tatmin etmez. Senin yanındayken gösterdiğin görüntüyü sever, içtenlikle sevişir de seninle, fakat akıl şeytanları yorulur. Yorulan beden ise düşünmemek ister, başka bir bedende daha var olduğunu bilmek ve gevşemek. Hera, herhangi bir hemcinsinden (ölümlü maalesef)  cılız bir tavsiye olarak al bunu; senin aklın Zeus'un libidosuna yetmez bebeğim, çok yorma kendini.
------

He heey, nasıl da dağıtmışım! Neyse, boş verin bahsettiğim kitaptaki öykü çok sıkıcıydı zaten. Kitap da uyduruk ayrıca. Pakistanlı yazara da laf attığıma göre, hemen duşa girip nöbete gideyim ben, erotizm, tanrı ve tanrıçalar bekler ama hastalar beklemez;p

p.s.: O kadar laf, o kadar parantez içi, o kadar cinsellik var, yine de bir kere bile kösnül kelimesini kullanmamışım, çok ayıp bana. Oysa çok severim bu kelimeyi. Sözüm olsun, ya da hatırlatın, bir dahaki yazıda kullanayım;p
------------------
*Elbette, Cohen'in pek meşhur şarkısından. Bülent Somay'ın, Suzanne için yazdığı harika yazıda (Suzanne'in Aynası/Şarkı Okuma Kitabı) bu cümle şöyle geçer; çünkü zihniyle dokunmuştur senin kusursuz vücuduna.