(resim kitaptan. bu resim ve kitaptaki diğer tüm harika illüstrasyonlar Elena Odriozola'ya ait.)
Bugün nasıl bir gün, yaşıyor mu?
Banyodan çıktığımda fark ettim aslında -hâlâ!- uyanamadığımı, saat akşam beş buçuk muydu, neydi, hiç bilmiyorum. Öğlen bir gibi kalkmışım ama, nasıl kalkmışım onu da bilmiyorum, yataktan sürünerek, uyurgezer gibi. Bir şeylere bakmış, bir şeyler okumuşum, kahvaltı yapmışım arada ihtimal, hiçbirini hatırlamıyorum. Peki, uyanmak için ne yapmak lazım, kahve? Harika olur. Güzel bir müzik? Şahane. Güne ve yolunu şaşırmış, sayıklayan kafamıza uygun, masal gibi bir kitap okusak nasıl olur? Muhteşem olur. Öyle yapalım.
Ben İstanbul'da yola çıkmadan heyecanla okuyup aşık olduğum, sonra tekrar, tekrar, tekrar okuduğum, ezberlediğim, biraz önce elime alıp resimleriyle cümleleri birbirine eşleştirip yeniden okuduğum Pablo Neruda'nın Bir Yıldıza Övgü'sünü seçtim bugün için. Size de tavsiye ederim. Aşağıda şiirin (kitabın) tamamı var, fakat önerim şiiri bir de resimlerine bakarak okumanız. KırmızıKedi Yayınevi; şiir çevirisi gibi inanılmaz zor, hatta bazen imkânsız bir işin altından, çeviriyi Işık Ergüden'e teslim ederek, çok güzel, takdir edilecek şekilde kalkmış. Ben çeviriyi ve kitaptaki resimleri çok beğendim. Daha önce ilkokul çocukları için kitap seçmiştim, çok keyifliydi. Keşke bu kitabı da görmüş, bilmiş olsaydım, neyse bir dahaki sefere artık. Resimleri çizen Odriozola için yukarıda link verdim, diğer çalışmalarını görmek isterseniz oraya bakabilirsiniz. Bir de şiir- kitap hakkında güzel bir yazı buldum nette, onu okumak isteyenler için de link şurada.
(Peki ya uyandık mı? I ıh, bu şiirleri okuyarak aklımız bir karış havada ve hep uykuda geziyoruz, olan bu, doğruya doğru;) Olsun. Yıldızlar parlasın, sönsün, ışığı gözümüzü kamaştırsın, biz hep çocuk kalalım, belki şu dünya, hani sonsuz bir hızla dönüp (dönme hızını bugün yine hatırladım C. sayesinde) midemizi bulandıran, gözümüzü karartan yaşadığımız yer, biraz kendine gelir böylelikle. Dua, dilek, zavallı bir temenni işte, tutarsa fena olmaz tabii.)
Ben İstanbul'da yola çıkmadan heyecanla okuyup aşık olduğum, sonra tekrar, tekrar, tekrar okuduğum, ezberlediğim, biraz önce elime alıp resimleriyle cümleleri birbirine eşleştirip yeniden okuduğum Pablo Neruda'nın Bir Yıldıza Övgü'sünü seçtim bugün için. Size de tavsiye ederim. Aşağıda şiirin (kitabın) tamamı var, fakat önerim şiiri bir de resimlerine bakarak okumanız. KırmızıKedi Yayınevi; şiir çevirisi gibi inanılmaz zor, hatta bazen imkânsız bir işin altından, çeviriyi Işık Ergüden'e teslim ederek, çok güzel, takdir edilecek şekilde kalkmış. Ben çeviriyi ve kitaptaki resimleri çok beğendim. Daha önce ilkokul çocukları için kitap seçmiştim, çok keyifliydi. Keşke bu kitabı da görmüş, bilmiş olsaydım, neyse bir dahaki sefere artık. Resimleri çizen Odriozola için yukarıda link verdim, diğer çalışmalarını görmek isterseniz oraya bakabilirsiniz. Bir de şiir- kitap hakkında güzel bir yazı buldum nette, onu okumak isteyenler için de link şurada.
(Peki ya uyandık mı? I ıh, bu şiirleri okuyarak aklımız bir karış havada ve hep uykuda geziyoruz, olan bu, doğruya doğru;) Olsun. Yıldızlar parlasın, sönsün, ışığı gözümüzü kamaştırsın, biz hep çocuk kalalım, belki şu dünya, hani sonsuz bir hızla dönüp (dönme hızını bugün yine hatırladım C. sayesinde) midemizi bulandıran, gözümüzü karartan yaşadığımız yer, biraz kendine gelir böylelikle. Dua, dilek, zavallı bir temenni işte, tutarsa fena olmaz tabii.)
"geceleyin çıkıp terasına
gösterişsiz ve çok yüksek
bir gökdelenin
kubbesine dokunabildim
gecenin ve tutuverdim
sevgime dayanamayan
firuze bir yıldızı.
gece karanlıktı
karıştım sokağa
cebimde çalıntı yıldızla.
Titrek bir kristale
benziyordu,
ve aniden
sanki bir avuç
buz taşıyormuşum gibi geldi bana,
ya da Başmelek’in kılıcını
kemerimde.
Korkudan,
sakladım onu
yatağın altına,
kimse keşfedemesin diye,
fakat ışığı
delip geçti önce
yün yatağı,
sonra kiremitleri
ve evimin çatısını.
Banyoya gitmek bile
tedirgin eder
oldu beni
Hep bu ışığı altında yıldızın,
parlak, renksiz,
dönmek ister gibi geceye
yanıp sönen,
görevlerimle ilgilenemedim
ve örneğin unuttum
ödemeyi faturalarımı,
sonunda ekmeksiz,
aşsız kaldım.
Bu arada, sokakta,
yoldan geçenler toplandı,
dünya malı satanlar
cazibesine kapıldı, elbet,
penceremden geldiğini
gördükleri
alışılmadık parlaklığın.
Bunun üzerine
aldım yeniden yıldızımı,
dikkatlice sardım mendilime,
ve karışarak kalabalığın arasına
tanınmadan geçtim
içlerinden.
Batıya gittim,
Yeşil Nehir’e,
orada dingindir
söğütlerin altı.
Soğuk gecenin
yıldızını aldım elime
ve usulca
bıraktım sulara.
Şaşırmadım ama
Uzaklaşıp gitmesine
suda erimeyen
bir balık gibi
kımıldatarak
karanlık nehirde
ışıltılı gövdesini."
Bir Yıldıza Övgü / pablo Neruda
Bir Yıldıza Övgü / pablo Neruda












